- “Hemşehrilik, Sessizlik ve Geç Kalmış Bir Farkındalık”
Gazetecilik mesleğinde yıllar içinde şunu daha net gördük: Bir toplumu anlamanın yolu, onu öncelemekten geçiyor. Hemşehrimizi, yani aynı şehirden, aynı04 Haziran 2026
- Hak Etmeyenin Bayramını Kutlamam
Bayramlar; sevginin, hoşgörünün, paylaşmanın ve gönüllerin birleşmesinin simgesi olarak kabul edilir. Ancak hayatın gerçekleri bazen bize farklı şeyler düşündürür. Çünkü30 Mayıs 2026
- Mazluma kalkan olmak
Kıymetli okurlarım, bugünkü dertleşmemiz sıradan bir memleket meselesi değil. Bugün, insanoğlunun hem kendi cinsine hem de üzerinde yaşadığı dünyaya karşı26 Mayıs 2026
- “Batı Karadeniz’in En Büyük Sorunu: Birlik Olamamak”
Yıllar önce “Batı Karadeniz” dediğimizde, insanların aklına doğal güzelliklerinden çok; kalkınmada geri kalmışlık, yatırım eksikliği ve sürekli göç veren şehirler17 Mayıs 2026
- Bizi Eleştirenlere Değil, Bizi Taklit Edenlere Bakın
Yıllarca aynı çevrelerin içinde, aynı yüzlerle ve aynı bakış açılarıyla ilerlemeye çalıştık. Başlangıçta bunun bir süreç olduğunu düşündük. Oysa zamanla30 Nisan 2026
- Dijital çağda haberciliğin gücü, sorumluluğu ve yeni medya vizyonumuz
Günümüzde habercilik artık sadece bir gazete sayfasına ya da bir televizyon ekranına sığmıyor. Dijital çağ, bilginin hızını artırırken aynı zamanda20 Nisan 2026
- Emek Paylaşılmaz, Sonuç Konuşur
Dün sustum, bugün sustum ve yarın da susacağım. Yaptığım ve yapacağım işleri yalnızca yüzde on oranında paylaşırken, geri kalanını paylaşmayı12 Nisan 2026
- Tırnaklarımızla Kazıyarak Geldiğimiz Bugünlerde Yeniden Başlıyoruz
Bugün “yeniden başlıyoruz” diyorum. Çünkü bu yolculuk, 2006 yılında Türkiye’de Gün Gazetesi’ni kurmamızla resmî olarak başladıysa da, gazetecilik aşkımızın temeli29 Mart 2026
- Dünyanın Değişen Dengeleri ve Türklerin Tarihsel Sorumluluğu
Ortadoğu yüzyıllardır büyük güçlerin hesaplaşma sahası olmaya devam ediyor. Her dönemde farklı aktörler sahneye çıkıyor, farklı senaryolar yazılıyor; fakat değişmeyen06 Mart 2026
- Bir Köy Ramazanıydı…
Çocuktuk… Ramazan gelmeden günler önce başlardı telaş. Annem, köydeki diğer kadınlarla birlikte yufka açardı. Böreklik yufkalar, imece usulüyle her gün19 Şubat 2026
- Bir Teşekkür Yazısıdır Bu…
Bazı geceler vardır; anlatılmaz, yaşanır derler ama yine de yazıya dökülmeyi hak eder. Çünkü o gecelerin arkasında emek vardır, samimiyet03 Şubat 2026
- Yerel ve Ulusal Gazete Arasındaki Fark: Aynı Mesleğin İki Ayrı Vicdanı
Gazetecilik tek bir meslektir; ancak bu mesleğin icrası, yayın yapılan alanın ölçeğine göre farklı sorumluluklar ve refleksler doğurur. Yerel ve08 Ocak 2026
- Batı Karadeniz’in Sessizliği ve İkiyüzlülüğün Gölgesi
Batı Karadeniz Bölgesi’nin ne zaman sesini duyurmaya çalışsam, ne zaman bu topraklar için bir şey üretmeye kalksam, karşıma hep aynı01 Ocak 2026
- Mevsimler Değil, İnsanlık Çığırından Çıktı
Takvimler artık sadece rakamdan ibaret. Aralık ayında bahar havası, kışın ortasında yaz güneşi… “Mevsimler şaştı” diyoruz ama asıl şaşan mevsimler13 Aralık 2025
- Gölyaka İçin Çalışan İki İsim: Muzaffer Coşkun ve Yunus Çalışkan’ın Sessiz Ama Güçlü Mücadelesi
Gölyaka, Düzce’nin en güzel doğasına sahip olmasına rağmen yıllar boyunca hak ettiği hizmeti tam anlamıyla alamamış ilçelerinden biri oldu. Coğrafi07 Aralık 2025
- Batum Gemilerinden Düzce’ye Uzanan Gürcü Hafızası
1878’in o karanlık yazında Batum limanı kalabalıktan görünmez olmuştu.Rus ordusunun şehre girişinin hemen ardından, limanda Osmanlı idaresinin organize ettiği gemiler23 Kasım 2025
- “Hakkı Olanın Hakkını Teslim Etmek ve Sessizliğin Büyük Ayıbı”
Türkiye’nin yakın tarihine damga vurmuş bazı gerçekler vardır ki ne tartışılır ne de yeniden dağıtıma açılır. Çünkü onların karşılığı kanla,17 Kasım 2025
- Cumhuriyetin İzinde: Atatürk’ün Aydınlık Yolu
Cumhuriyet…Yalnızca bir yönetim biçimi değil, bir milletin küllerinden yeniden doğuşudur.29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, Türk milletinin yüzyıllar süren mücadelelerinin,09 Kasım 2025
- “32 Yıl Önce Tokat’a Giderken Dinlediğim Şarkı, Bugün Bile Kalbimde Çalıyor”
Bir asker izninin dönüş yolunda, Tokat’a doğru… Bazı yollar vardır, bitmez.Bazen yol biter ama içindeki ses susmaz.İşte o yol benim02 Kasım 2025
- Merhaba Yalnızlık
Günün telaşı, şehrin gürültüsü, insanların yüzlerindeki o yorgun, sahte gülümsemeler… İstanbul artık nefesimi kesiyor. Her sabah aynı kalabalık, aynı korna29 Ekim 2025
- Sevgili Hemşehrim, Bu Yazım Sana
Sevgili hemşehrim,Bu satırları sana yazıyorum…Doğduğumuz, büyüdüğümüz o topraklardan kopup; İstanbul’un kalabalığında, gürültüsünde, beton yığınlarının arasında kaybolmuş bizlere… Bir zamanlar sabahları24 Ekim 2025
- NE GEREK VAR!
Artık hiçbir şeye gerek yok, öyle mi?Yaşamanın bile anlamı kalmadı! Çünkü her işe, her fikre, her çabaya verilen ilk cevap20 Ekim 2025
- Ne garip bir hal aldı şu milletin hali…
Kendi öz evladına burun kıvırıp, elin oğluna hayran kalmak bizim işimiz oldu.Kendi memleketinden çıkan bir sanatçıya “bizden olmaz” deyip, yabancı10 Ekim 2025
- Ben Köyüme Dönüyorum
Yıllar boyunca hep şehirlerin parıltısına, gürültüsüne, kalabalığına özen gösterdik. Büyük binalar, geniş caddeler, yüksek maaşlar bize “başarı” olarak sunuldu. Hep06 Ekim 2025
YAZARLAR
TÜMÜ
