Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Alahattin Adak
Alahattin Adak

Ne garip bir hal aldı şu milletin hali…

Kendi öz evladına burun kıvırıp, elin oğluna hayran kalmak bizim işimiz oldu.
Kendi memleketinden çıkan bir sanatçıya “bizden olmaz” deyip, yabancı bir oyuncunun, şarkıcının ya da sporcunun başarılarını öve öve bitiremiyoruz.
Neden?
Çünkü biz, kendi değerini yitiren bir toplumun çocukları olduk.

Sanki başkalarının yaptığı her şey mucizeymiş gibi anlatırız:
“Onlar nasıl çalışıyor, nasıl disiplinliler, nasıl medeni insanlar…”
Peki sen ne yapıyorsun?
Sabah aynaya bakarken kendi ülkende bir iyiliğe, bir güzelliğe katkın var mı diye hiç sordun mu kendine?
Etrafına bir bak, seni anlatan her şey yalnız, kırgın, küskün.
Çünkü sen yoksun.
Kendine ait olana sırt çevirmişsin.

Bir sanatçımız sahneye çıkar, kendi halkından alkış bekler ama o alkışlar hep uzaktan gelir.
Bir gazeteci doğruyu söyler, bir öğretmen idealist olur, bir genç üretmek ister — ama destek bulamaz.
Bizim topraklarımızda çiçekler, alkışla değil; mücadeleyle açar.
Çünkü toprağın suyu bile cimridir bazen, sevgimiz kadar.

Bu ülke, duyarsızlığın değil dayanışmanın omuzlarında yükselir.
Ama biz, omuz omuza durmayı unuttuk.
Birbirimizin başarılarını kutlamayı, birbirimizin acılarını paylaşmayı unuttuk.
Sokakta birine selam vermekten bile utanır hale geldik.
Halbuki insanı insan yapan, toplumu toplum yapan şey budur: birbirine dokunabilmek.

Sorunlarımızı konuşmayı biliriz ama çözmeyi değil.
“Devlet yapsın”, “biri el atsın” deriz hep.
Oysa bazen devlet de, biri de, hepimiziz.
Bir ülke, vatandaşının kalbinde başlar; oradan büyür, oradan gelişir.

Yabancı hayranı olmak, aslında kendi öz saygını yitirmektir.
Çünkü kendine inanmayınca, başkasına özenmek kolaydır.
Ama unutmamalı ki, her yabancı hayranlığı bir özgüven eksikliğidir.
Biz başkalarının yaptıklarını anlatmaktan vazgeçip kendi hikâyemizi yazmadıkça, başrol hep başkalarının olacak.

Gel, artık kendi hikâyemizi yazalım.
Kendi sanatçımızı, kendi bilim insanımızı, kendi esnafımızı alkışlayalım.
Kendi ülkemizin değerini bilelim.
Çünkü bu toprak, biz sahip çıkmadıkça yetim kalır.
Ve yetim kalan hiçbir toprak yeşermez…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.