Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Alahattin Adak
Alahattin Adak

Kalabalıkların İçindeki Yalnızlık

Yıllar önce başladığım gazetecilik serüvenimde adeta haberin içinde yaşar oldum. Acar bir muhabir olarak geceleri sabahlara kadar süren mesai, benim için meslekten öte bir tutkuydu. Öyle ki, zamanla özel hayatım bile geri planda kaldı. Fakat yaş aldıkça, bazı şeyleri fark etmeye başladım.

Elimi ayağımı birçok yerden çektim. Nedeni yaşlanmak değildi, asıl sebep; kalabalıkların içinde giderek büyüyen bir yalnızlıktı. Aynı yüzler, aynı sözler, aynı hikâyeler… Hepsi birbirinin tekrarıydı. Ve bu “aynılıklar” içinde ne samimiyet vardı, ne gerçeklik. Yalancılık, menfaat ilişkileri, yüzeysel dostluklar hayatın bir parçası haline gelmişti.

Yıllar boyunca pek çok insan dinledim, manşetlere taşıdım. Onların yıldızını parlatmak için çabaladım ama sonuçta elimde kalan sadece boşluk oldu. Bu meslek, zamanla benden sevdiklerimi aldı. Gurbet ellerde, memleketimden uzak kaldım. Annemden, babamdan, kardeşlerimden… Hayat arkadaşım dışında kimsem yoktu. O en kıymetli zamanlarda yanlarında olamadım. Bu, kendi kendimi cezalandırmak gibiydi.

Zaman akıp giderken sevdiklerimi bir bir kaybettim. Babam, abim, anneannem, dedem… Hepsi göçtü bu dünyadan. Ne acıdır ki, o anlarda yanlarında olamadım. Kalabalıklar içinde “yalnızlığı” yaşarken en değerli anlar sessizce geçip gitti.

Ve bir gün, şapkayı önüme koyup düşündüm. Artık bir karar vermeliydim. Ömrümün geri kalanında sevdiklerimi yalnız bırakmamalıydım. Geçmişin telafisi olmasa da, geleceğe dair bir umut taşımalıydım. Rabbim ömür verdiği sürece kalan zamanı sevdiklerimle, doğayla iç içe ve sadece Allah için yaşayarak geçirme niyetindeyim.

Alın dünya malınızı, alın yalanlarınızı. Üstünde kıyafet olup içinde insan olmayan o boşlukla yaşamak sizin olsun. Ben artık sade, samimi ve gerçek bir hayatın peşindeyim.

Bu kararla birlikte, telefon rehberimden başlayarak hayatımdaki “değmeyenleri” sildim. “Oh be!” dedim içimden. Ne büyük bir huzurmuş bu. Milyonlar kazanmak, köşelere yerleşmek, içi boş insanlarla baş ağrıtmak… Bunların hiçbiri gerçek bir yaşam sunmuyor insana.

Geriye dönüp baktığımda anladım ki; insan önce kendini sevmeli, kendine saygı duymalı. Ve bu yalan dünyada, kendi için bir şeyler yapmayı unutmamalı.

Alahattin ADAK
Gün Gazetesi İmtiyaz Sahibi

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER