Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkları neredeyse her dönemde karşımıza çıkıyor. Bu ortamda yatırım yapmak, iş dünyasında sağlam adımlar atmak oldukça zorlayıcı. Ülkemizde maalesef tarafsız kalmak da büyük bir yalnızlıkla sonuçlanabiliyor. Bir tarafa yaslanmadan, bağımsız bir duruş sergilemek isteyenler için durum daha da zorlaşıyor. Ya bir tarikata, bir ideolojiye, ya da siyasi anlamda bir tarafın desteğini arkanızda bulundurmalısınız. Türkiye’de ne yazık ki, hemşehrileriniz bile her zaman güvenebileceğiniz insanlar olmayabiliyor. Aksi takdirde iş hayatında kalıcı başarı elde etmek bir hayli zor.
Gençliğimden bu yana kazandığım tecrübeler bana bir şeyi çok net öğretti: Sahada olmalısınız, ama doğru insanlarla. Türkiye’de ekonomi, sanki kaygan bir zemin üzerinde yürümek gibidir. Nerede neye çarpacağınızı, hangi engelle karşılaşacağınızı kestirmek zor. Ekonomi ve iş dünyası, sürekli değişen kurallarla işliyor. Ankara’da dönen kirli siyaset, birbirlerine ihale dağıtan, devlet menfaatlerini paylaşan bir ‘mutlu’ azınlık tarafından kontrol ediliyor. Milyonlarca lira kazanan bu insanlar, kendi konforlarını yaratırken; bir yandan da ülkenin güzel insanları – emekçiler, emekliler, çalışanlar – adeta bir vampir gibi kanları emilerek yaşam mücadelesi veriyorlar.
Bu çetin ortamda gelecekle ilgili net bir hedef belirlemek neredeyse imkânsız hale geliyor. Çünkü önünüzde duran engeller çok fazla ve her an yenisi çıkabiliyor. Bu yüzden zamanı ve sahip olduğunuz imkânları doğru değerlendirmek büyük bir önem taşıyor. Aksi takdirde, bu bozuk düzenin dişlileri arasında kaybolup gitmeniz işten bile değil.
Türkiye’de insan profili güven vermiyor; ekonomik sistem güven vermiyor; hatta hemşehriler dediğiniz insanlar bile güven vermiyor. Peki, bu kadar güvensizlik ortamında kime güveneceksiniz? Cevap aslında basit: Önce Allah’a, sonra cebinizdeki paraya ve iyi yapılandırılmış stratejilerinize. En önemli mesele ise, sahip olduğunuz parayı akıllıca yönetmek. Paranın büyüsüne kapılıp ahlaki değerlerden saparsanız, manevi yönü ihmal ederseniz, işte o zaman kaybetmeye başlarsınız.
Başarıya giden yol, doğru insanlarla, doğru zamanda ve kazandığınız helal parayla adımlar atmaktan geçiyor. Bu unsurlar bir araya geldiğinde, zirveye emin adımlarla çıkmak mümkün oluyor. Ancak süreklilik, sabır ve güven bu yolda en kilit noktalardır. Engeller her zaman olacak, ama doğru strateji ile bu engelleri aşmak da sizin elinizde.
Türkiye’nin zorlayıcı şartlarında, iş hayatında güvenli bir yer edinmek istiyorsanız bu unsurları bir araya getirmeli ve doğru insanlarla, doğru adımları atarak bu inişli çıkışlı yolda ilerlemelisiniz.

YORUMLAR