
ANKARA/BAKÜ — Güney Kafkasya’da gündemin ilk sıralarında yer alan Zengezur Koridoru, Ankara’dan Bakü’ye ve Türk dünyasının diğer merkezlerine ulaşım imkânlarını genişletecek, bölgesel ticaretin hızını artıracak ve lojistik ağları birbirine bağlayacak potansiyele sahip. Ancak uzmanların bir bölümü, bu projenin görünür ekonomik ve ulaşım kazanımlarının arkasında, Washington’un bölgesel stratejik çıkarlarına uygun bir kurgunun bulunduğunu savunuyor.
Bölgesel faydalar var ama sınırlı
Koridor, Türkiye’nin Orta Asya ile kesintisiz kara bağlantısını güçlendirecek, Türk dünyasının entegrasyonunu lojistik açıdan destekleyecek. Azerbaycan için Nahçıvan bağlantısının güçlenmesi ve transit ticarette artış şimdilik önemli kazançlar olarak öne çıkıyor. Ancak bu kazanımların uzun ömürlü olması, bölgedeki jeopolitik dengelerin istikrarlı kalmasına ve projenin kontrolünün bölge ülkelerinde olmasına bağlı.
Asıl hedef: Büyük güç rekabetinde pozisyon
Analistlere göre ABD, koridorun hayata geçmesini yalnızca ticaret açısından değil, Rusya ve İran’ın Güney Kafkasya’daki etkinliğini sınırlamak, Çin’in Kuşak-Yol hattına alternatif oluşturmak ve enerji/ulaştırma hatları üzerinde dolaylı kontrol sağlamak için fırsat olarak görüyor. Washington’un Ermenistan ile son dönemdeki yakınlaşması ve koridorun şartlarını etkilemeye dönük diplomatik adımları bu stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor.
Rusya, Çin ve İran’dan tepki bekleniyor
Moskova, Tahran ve Pekin, projenin kendi jeopolitik çıkarlarına aykırı sonuçlar doğurabileceğini düşünüyor. Rusya, Güney Kafkasya’daki nüfuzunun aşınmasından endişeli. İran, sınır güvenliği ve bölgesel ticaret rotalarının el değiştirmesinden rahatsız. Çin ise uzun vadede kendi altyapı ve yatırım projelerinin zayıflatılma riskini görüyor.
Riskler ve senaryolar
-
Büyük güçler arasında yeni bir nüfuz mücadelesinin başlaması.
-
Yerel aktörlerin projenin yönetiminde söz hakkının azalması.
-
Ekonomik ve güvenlik krizlerinin bölgesel faydaları gölgelemesi.
Sonuç: Zengezur Koridoru, Türkiye, Türk dünyası ve Azerbaycan için somut ve kısa vadeli kazançlar sunsa da, uzun vadede rotanın, finansmanın ve siyasi desteğin kimin elinde olduğu sorusu belirleyici olacak. Uzmanlar, mevcut gelişmeler ışığında, bu hattın Amerikan çıkarlarına hizmet edecek şekilde şekillenme ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
