“Siyasi Operasyonlar, Tek Parti Yargısı ve Çifte Standart”
Özdağ, CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonları sıkıyönetim dönemlerine ve FETÖ’nün Ergenekon süreçlerine benzetti. AK Parti’li belediyeler hakkındaki dosyaların görmezden gelindiğini, muhalefete ise düşman ceza hukuku uygulandığını ifade etti. Ayşe Barım örneğiyle “Serbest bırakan hakim görevden alınıyor, tekrar tutuklama kararı veriliyor. Buna bağımsız yargı denemez.” dedi.
İmamoğlu ve Basın Özgürlüğü Vurgusu
Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarına yönelik yargı süreçlerinin de siyasi operasyon kapsamında yürütüldüğünü belirten Özdağ, Halk TV ve Sözcü TV gibi kanalların yayınlarının susturulmak istendiğini söyledi. Kendisinin de hukuksuz biçimde tutuklandığını ve beş ay tek kişilik hücrede kaldığını hatırlattı.
“Adalet Mülkün Temelidir”
Türk devlet geleneğinde adaletin topraktan daha değerli olduğunu vurgulayan Özdağ, “Biz İstiklal Savaşı’nı hukukla kazandık. Devletin dini adalettir. Bugün bu yok.” dedi. Anayasa’nın eşitlik maddesinin fiilen kaldırıldığını savunarak, iktidara yakın ve muhalif kesimler arasında yasalar önünde açık bir ayrım yapıldığını belirtti.
Kavala, Atalay ve Düşman Ceza Hukuku
Özdağ, Osman Kavala ve Can Atalay davalarını örnek vererek Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının tanınmadığını söyledi. Düşman ceza hukukunun Alman işgal hukukundan, Apartheid Güney Afrika’sından örneklerle anlatılabilecek kadar net bir ayrımcılık sistemi haline geldiğini ifade etti.
Ekonomi ve Sosyal Adalet Mesajı
Kızılay Genel Müdürü’nün kızıyla ilgili trafik kazasından iktidar yandaşlarının silah tehdidine kadar örnekler veren Özdağ, “Bu ülkede iki hukuk var. Bu yüzden ekonomi de düzelmez. Hukuk olmadan istikrar sağlanmaz.” dedi. Halkın buzdolabında anayasa değil, ekmek ve zeytin görmek istediğini belirtti.
Sığınmacı Sorunu: Demografik İşgal Uyarısı
Özdağ, Türkiye’nin en büyük tehdidinin sığınmacı ve kaçak nüfus olduğunu yineleyerek “Ülkesinin sınırlarını savunduğu için hapse giren tek siyasetçiyim” dedi. Zafer Partisi’nin Anadolu Kalesi projesiyle bu soruna çözüm üreteceğini, her platformda anlatacaklarını açıkladı.
Yeni Anayasa Eleştirisi: “Türk Milletini Bölme Projesi”
PKK ile müzakere sürecini ve yeni anayasa tartışmalarını sert sözlerle eleştiren Özdağ, “Yeni milli kimlik mi kuracağız? PKK’ya mı teslim olacağız? Eski anayasa zaten onlarca kez değiştirildi, şimdi hedef Türk milletini etnisite üzerinden bölmek.” dedi. ABD’nin Bernard Lewis planını hatırlatarak Osmanlı modeli önerisinin aslında Ortadoğu’yu bölme planı olduğuna dikkat çekti.
“Zafer Partisi Bir Refleks, Bir Stratejik Akıl”
Özdağ, Zafer Partisi’nin sıradan bir parti olmadığını, Türk milletinin refleksi ve stratejik aklı olduğunu belirtti. Anadolu’yu karış karış dolaşacaklarını, her kahvede, her sokakta halkı bilgilendireceklerini, milli direnişi büyüteceklerini ifade etti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’dan başlattığı yürüyüşü örnek göstererek, “Biz de ‘dağ başını duman almış’ diyerek kararlılıkla yürüyeceğiz. Türk milletini aydınlık geleceğe taşıyacağız.” dedi.
Basına Çağrı
Konuşmasını, “Geleceğe ümitle bakın, Türk milleti mutlaka ilerleyecek.” diyerek tamamlayan Özdağ, basın mensuplarının soru sormaktan çekinmemelerini istedi.
